istanbulun tarihi ve turistik yerleri tarihi güzellikleri

İstanbul, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin en önemli siyasal ve dinsel merkezidir. Bu nedenle dinsel yapılar başta olmak üzere, değişik işlevde pek çok yapıyla donatılmıştır.

KIZ-KULESI

KIZ KULESİ: İstanbul Boğazı’nda Harem ile Salacak kıyıları arasındadır, tö 410′da Atinalı kumandan Alkibiades, Karadeniz’den gelen gemileri gözetlemek için yaptırmıştır. Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos kuleyi kaleye çevirtmiştir. İstanbul Türkler’in eline geçince yeniden kule oldu. Yangında zarar görünce III. Ahmed taştan yaptırmıştır. 1857′de Fenerler İdaresi’ne verilmiştir.

BAYEZID-KULESI-beyazit

BAYEZİD KULESİ: Üniversite bahçesinin sağ köşesindedir. 1808′de II. Mahmud’ un yaptırdığı ahşap yangın gözetleme kulesi yeniçeri ayaklanmasında yakılmıştır (1826). 18281829 ve 18491850 yapımlarıyla kule günümüzdeki biçimini almıştır. 1889, 1894 depremlerinden sonra onarılmıştır. Kesme taştan yapı, kare kaide üstünde yuvarlak bir sütun biçimindedir. 85 m yüksekliğindeki kuleye 180 basamakla çıkılmaktadır. Dış çevresi 43,7 m’dir.Şair İzzet’in dizelerinden oluşan 1828 tarihli yazıtı Hattat Yesarizade Mustafa İzzet Efendi yazmıştır. Yapı, günümüzde de yangın gözetleme ve meteoroloji kulesi olarak, kentin simgesi durumundadır.

PANTOKRATOR-MANASTIRI

PANTOKRATOR MANASTIRI: Zeyrek’te, Atatürk Bulvarı yakınındadır. İmparator loannis Komnenos (11181143) yaptırmıştır. Mimar Nikephoros’un yapıtı olan manastır, hastane, yaşlılar yurdu, kilise gibi yapıtlardan oluşmaktadır. Günümüze bunlardan üç kilise gelebilmiştir, Latin işgalinde yağma edilmiş, İstanbul alındıktan sonra yalnız kiliseler ayakta kalmıştır. XV. yy’da camiye çevrilmiştir. Üç kiliseden güneydeki Pantokrator İsa, kuzeydeki Theotokos Kilisesi ortadaki yapı Komnenos soyundan gelenlerin mezar şapeli St.Mişel’dir.

PANTOKRATOR KİLİSESİ: 25x 15,5 m ölçülerinde, haç planlı bir yapıdır. Kubbesi yüksek kasnaklıdır. Kilise, günümüzde kapatılmış olan geçitle şapele bağlıydı.

ŞAPEL: 19×11 m ölçülerinde dikdörtgen planlıdır. Üç kapı ile iç nartekse, iki yan koridorla Pantokrator ve Theotokos yapılarına açılır. Kaynaklardan zengin mozaik süslemeleri olduğu bilinmektedir; ancak, günümüzde bunlardan herhangi bir iz görülmemektedir.

THEOTOKOS KİLİSESİ: 20x 14 m ölçülerindeki kilise doğuda üç apsis ile sona erer. Pantokrator Kilisesi tipindedir. Yüksek kasnaklı kubbe, beşik tonozla destekli, dört kolona dayanır.Manastırın en önemli bölümü imaretiydi. Yönetim biçimleri II. İoannes’in hazırladığı belgelerden öğrenilmektedir.

ATİK-MUSTAFA-PAŞA-CAMİSİ

ATİK MUSTAFA PAŞA CAMİSİ: Ayvansaray’dadır. I.Leo 458′de, St.Pierre veSt. Maria adlı azizler için yapılmıştır. İçinde Cabir’in gömütü olduğu için Cabir Camisi diye de bilinir. Haç biçimi planlı, tek kubbelidir. Üç apsisli yapının önündeki vaftiz havuzu Arkeoloji Müzesi’ndedir. Koca Mustafa Paşa, II.Bayezid döneminde camiye çevirtmiştir. Minber ve son cemaat yeri ahşap, minaresi taştandır.

ARAP CAMİSİ: Galata’dadır. 717′de Araplar’ın kenti kuşatması sırasında yapılmıştır. Günümüzde Arap mimarisi özelliklerini yitirmiştir. Camide Türk ve Bizans mimari özellikleri görülmektedir. Latin egemenliği sırasında Dominikus rahiplerine verilmiştir. Dikdörtgen planlı, ahşap tavanlıdır. Mihrap duvarına bitişik dört köşe minare ve altından geçen dehliz caminin belirgin özellikleridir. Minare çan kulelerine benzemektedir. Pencereler, kapının oyma silmeleri, Bizans sanatı örnekleridir. Türk-ler’ce camiye dönüştürülen kilise, 1808 ve 1913′te onarılmıştır. 1913′teki onarımda son cemaat yeri eklenmiştir. Mihrap, minber mermerdir. Arkasındaki avluda, sekiz mermer sütunlu, kubbeli şadırvan vardır.

KÜÇÜK AYASOFYA: 527′de I.Justi-nianus yaptırmıştır. Alt kat sütunları üstünde, yaoıyı çepeçevre kuşatan yazıtta St. Serge ve St .Baküs adına yapıldığı yazılıdır. II.Bayezid zamanında, Hüseyin Ağa camiye çevirtmiştir. 1946′da onarılmıştır. Dörtgen planlı bir yapıdır. 19 m yüksekliğindeki kubbesi sekiz paye üstüne oturmuştur. Yeşil ve al mermerden 34 sütunu vardır. Beş kubbeli, altı sütunlu son cemaat yeri sonradan yapılmıştır. Camiye çevrildiğinde yapılan tek şerefeli minare, yapının sağındadır. Avluda Hüseyin Ağa’nm türbesi vardır.

BODRUM CAMİSİ: Laleli’dedir. VIII. yy yapısıdır. Haç planlı olup, 1911 Aksaray yangınında yıkılmıştır. III. Murad döneminde, Mesih Paşa camiye çevirtmiştir. Yapının altındaki bodrumda birçok Bizans imparatoru ve yakını gömülüdür. Kesme taş minaresinin külahı yıkılmıştır.

VEFA KİLİSE CAMİSİ: XI. yy’da yapılmıştır. Haghios Theodoros Kilisesi olduğu düşünülmektedir. İki ayrı dönemin mimari özelliklerini taşımaktadır. Dört sütun üstüne oturmuş kubbeli nartekse, XIV. yy’da dış narteks eklenmiştir. İstanbul’un alınmasından sonra, Şemseddin Molla Gürani camiye çevirtmiştir.1937′de yapılan araştırmada dış narteks kubbelerinde resimler bulunmuştur. Sağdan ikinci kubbede sekiz azize betimlenmiştir.

KOCA MUSTAFA PAŞA CAMİSİ: Cerrahpaşa’da, Haghios Andreas adına yapılmış kilisedir. İlk yaptıranı ve yapım tarihi bilinmemektedir. Ancak, İmparator Arkadios’un kızı Arkadia’nm yaptırdığı kilisenin bu yapıyla ilgisi olduğu sanılmaktadır. Resim Kırıcı (İkonoklast) Dönem’in ardından I.Basileos kiliseyi onanmıştır. Latin egemenliğinden sonra, VIII. Mikhael’ in yeğeni Teodora Raouleina kilise ve manastırı yeniden yaptırır. İstanbul alınınca, 1491′de Koca Mustafa Paşa camiye çevirtmiştir.Kilise, dehlizli tipe örnektir. Ana mekân ile dehliz biçiminde yan mekânlardan oluşmaktadır. Ana mekân, dört payeye dayalı kubbe ile, dehlizler tonozla örtülüydü. Kilise camiye çevrildiğinde, yan dehlizler orta mekânla birleştirilmiş, üstleri yarım kubbe ile örtülmüştür.

GÜL CAMİSİ: Unkapam ile Ayakapı arasındadır. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Osmanlılar’ca bir süre tersane ambarı olarak kullanılmıştır. II. Selim döneminde camiye çevrilmiştir. Adı üstüne çeşitli söylenceler vardır. Duvarları, tuğla ve taş karışımıdır. Haç planlı yapının pencereleri, büyük kemerleri ve basık kubbe Türk yapı sanatının özellikleridir. Kilise, planı ve doğu yüzünün yan apsislerindeki tuğla-bezemelerle XIV. yy başlarına tarih-lenmektedir.

AHMED PAŞA MESCİDİ: Haghios loannes Prodromos Kilisesi’dir. Fatih’te Çarşamba serntindedir. Ne zaman ve kimin yaptırdığı bilinmemektedir. Haç planlı kiliselerin küçük bir örneğidir. Dört sütun üstüne oturan kubbesi, narteks ve üç apsisi vardır. III. Murad döneminde camiye dönüştürülen yapının, Bizans’ın son dönemine iliş’dn olduğu sanılmaktadır. 1960′da yapılan onarımla özgünlüğü bozulmuştur.

MURAD PAŞA CAMİSİ: Aslında cami, medrese, imaret ve hamamdan oluşan külliye iken, cami dışındaki yapılar yıkılmıştır. Cami, Aksaray Meydanı’nda, Millet Caddesi’nin başındadır. Kentin en eski camilerinden olup, 1471-1472 tarihli yazıtı vardır. Yan bölümlü camilerin son örneklerindendir. İki kubbeli yapının ortası yüksek, yan bölümleri alçaktır. Mihrap 6 dizi mu-karnas süslemeli niş biçimindedir. Son cemaat yeri 6 kubbelidir. Duvarlar iki dizi tuğla, bir dizi ince kesme tas düzenindedir.

MOLLA AŞKİ CAMİSİ: Balat’ta, Paşa Hamamı Caddesi’ndedir. Fatih döneminin bilim adamı ve şairlerinden Aş ki Mehmed Efendi yaptırmıştır. Son cemaat yeri ile minare ve minberi, 1735te İstanbul Kadısı Abdüllatif Efendi’nin kızı Fatma Hanım ekletmiştir. Yapının duvarları kagir, çatısı ahşaptır. Minaresi taş ve tuğla örgü düzenindedir. 1822-1823 tarihli onarım yazıtı vardır.

RUM MEHMED PAŞA CAMİSİ: Üsküdar’da Şemsipaşa sırtlarmdadır. Aslında cami, medrese, hamam, imaret, türbe yapılarından oluşan külliye olup, cami dışındakiler yıkılmıştır. Bizans-Osmanlı mimarisi karışımı bir yapıdır. Yazıtında 1471-1472′de Rum Mehmed Paşa’nın yaptırdığı bildirilmektedir. Ana mekân büyük kubbe, mihrap yarım kubbeyle örtülüdür. Ahşap işçiliği yönünden özgün yapılardandır. Caminin arkasındaki Rum Mehmed Paşa Türbesi, 8 köşeli, kesme küfeki taştan, sağır kubbeli bir yapıdır.

FİRUZ AĞA CAMİSİ: Sultanahmet Meydam’yla Divanyolu’nun birleştiği yerdedir. 1491′de II. Bayezid’in başveznedarı Firuz Ağa yaptırmıştır. Kesme taştan, küçük bir yapı olup, işlemeli minaresi soldadır. Son cemaat yeri üç ana mekân tek kubbelidir. Cami yanında Firuz Ağa’nm yazıtsız, mermer gömütü bulunmaktadır.

ZİNCİRLİKUYU CAMİSİ: Edirneka-pı’da, Fevzipaşa Caddesi’ndedir. 1499′da Hadım Atik Ali Paşa yaptırmıştır. Ulu camiler planında küçük bir yapıdır. Dikdörtgen ana mekânı iki ayağa dayanan altı kubbe örter. Duvarlar kesme taş ve tuğladır. Sağda kesme taştan kalın minare yer alır.

BALİ PAŞA CAMİSİ: Fatih’te, Akdeniz Caddesi yakınındadır. 1504′te Bali Paşa ve karısı Hüma Hatun yaptırdığından, Hüma Hatun Camisi de denilmektedir. 1935 ve 1958′de onarılmıştır. Kesme taştan yapı, 12 m çapında kubbeyle örtülüdür; son cemaat yerinin kubbeleri yıkılmıştır. 1504 tarihli yazıtta şair Kenan Hüdai’nin dizeleri yer alır. Caminin yakınında Neccar Mehmed ve Hüsrev Paşa’nın türbeleri bulunmaktadır.

İSKENDER PAŞA CAMİSİ: Fatih’te, Millet Kütüphanesi’nin arkasındadır. İskender Paşa’nın 15O5′te yaptırdığı cami, 1937′de onarılmıştır. Terkim Camisi de denilmektedir. Kesme taş yapının ana mekânı tek, son cemaat yeri üç kubbelidir. Avluda mermer şadırvan vardır.

SİNAN PAŞA CAMİSİ: Beşiktaş’ta, Barbaros Anıtı’nın karşısındadır. 1553-1555′te Mimar Sinan yapmıştır. Kapı yazıtında, yapımcısı Yusuf Sinan Paşa’nın cami bitmeden öldüğü yazılıdır. Edirne’deki Üç Şerefeli Cami’nin planını daha küçük boyutlarda yineleyen yapı, 6 ayaklı camilerin ön-cüsüdür. Cami avlusunu, 22 mermer sütun-lu, kiremit örtülü revaklar ardında medrese odaları çevrelemektedir. Yapının iç süslemeleri ince kalem işlidir.

RÜSTEM PAŞA CAMİSİ: Eminönü’ nde, Hasırcılar Çarşısı’ndadır. Sadrazam Rüstem Paşa 1561′de Mimar Sinan’a yaptırmıştır. Aslında bir külliye içinde düşünülen camiye, yanlardan basamaklarla çıkılmakta, altta 16 dükkân bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı ana mekân, dördü bağımsız, dördü de duvara bitişik 8 ayağa oturan büyük ve yüksek bir kubbeyle örtülüdür. Köşelere orta kubbenin yuvarlaklığını sürdüren çeyrek kubbeler yerleştirilmiştir. Yanlardaki üç bölümlü, tonoz örtülü mekânlarla, içte genişlik sağlanmıştır. Son cemaat yeri 6 sütuna oturan 5 kubbeyle örtülüdür. Dıştan yalın ve süslemesiz bir yapıdır. Son cemaat yerinden başlayarak iç mekânı kaplayan çini süslemeler renk ve motifleriyle, Osmanlı çini mimarisinin en zengin örnekleridir. Bu süslemeleriyle yapı çini müzesi görünümündedir.

PİYALE PAŞA CAMİSİ: Piyale Paşa Mahallesi’ndedir. Mehmed Piyale Paşa 573′te Mimar Sinan’a yaptırmıştır. Kesme aş ve tuğla düzenindeki yapı, iki dizide 6 mbbeyle örtülüdür. Son cemaat yerindeki ki dizi sütunun üstü açıktır. Yapının sağ ve ;olu revaklıdır. İki kapı arasında tek şerefeli minare bulunmaktadır. Mihrap ve çevresi yazılı çinilerle kaplıdır. Caminin mihrap yönünde Piyale Paşa Türbesi bulunmaktadır. Kesme taştan, sekiz köşeli, kubbeli yapı 1577′de yapılmıştır. İçte, 12 sanduka bulunmaktadır.

AZAPKAPI (SOKULLU) CAMİSİ: Atatürk Köprüsü’nün Azapkapı yönündeki köprü ayağı yanındadır. Sokullu Mehmed Paşa, 1577′de Mimar Sinan’a yaptırmıştır. XIX. yy’da minare, 1941′de cami onarılmıştır. İki katlı yapı, dikdörtgen planlıdır. Merkezi kubbe, 8 yarım kubbeyle desteklenmiştir. Mihrap ve minber mermer işlemelidir.

İVAZ EFENDİ CAMİSİ: Ayvansaray’ dadır. Rumeli Kazaskeri İvaz Efendi, 1585′te Mimar Sinan’a yaptırmıştır. Duvarları taş ve tuğla örgü düzeninde, tek kubbeli bir yapıdır. Mihrap çinileri özgündür, minaresi kesme taştır. Avlunun doğusunda İvaz E fendi’nin gömütü bulunmaktadır.

MOLLA ÇELEBİ CAMİSi : Kabataş” ta, kıyıdadır. Fındıklı Camisi ya da Kabataş Camisi de denilmektedir. İstanbul Kadısı Mehmed Çelebi 1589′da Mimar Sinan’a yap-umıştır. XVIII. yy’da Tuğracı Ömer Ağa’nın onarımından sonra, 1958′de yeniden onarım geçirmiştir. Kesme taştan yapının sağında tek şerefeli ince minare bulunmaktadır. Ana mekânı örten büyük kubbeyi 5 yarım kubbe desteklemektedir. Yarım kubbelerin aralarına da 4 küçük kubbe yerleştirilmiştir. Son cemaat yeri 5 kubbelidir. Yapının ikinci ve üçüncü dizi pencereleri vitraylıdır.

TAKKECİ İBRAHİM AĞA CAMİSi : Topkapı’dadır, 1591′de Takkeci İbrahim Ağa yaptırmıştır. Yapı, XVI. yy çini sanatının en güzel örnekleriyle süslüdür. Çinilerinin yanında alçı pencereleri, ağaç işleri ve altın yaldızlı bezemesi de özgündür.

AĞA CAMİSİ: Beyoğlu, İstiklal Cad-desi’ndedir. 1597′de Hüseyin Ağa yaptırmıştır. 1934′te tümüyle yenilenmiş, çinileri değiştirilmiştir. Duvar yazılan Hattat İsmail Hakkı Altınbezer’indir. Kesme taştan, tek kubbeli bir yapıdır. Önünde, kapalı son cemaat yeri bulunmaktadır. İç duvarları yeşil ve mavi Kütahya çinileriyle kaplıdır.

AZİZ MAHMUD HÜDAİ CAMİSİ: Üsküdar’dadır. 1598′de türbe, tekke ve imaretle birlikte yapılmıştır. 1855′te Ab-dülmecid onanmıştır. Şeyh Aziz Mahmud Hüdai, Celvetîye Tarikatı’nın kurucusudur. Cami tek kubbeli küçük bir yapıdır. Türbe’de Mahmud Hüdai’nin yanında yakınlarının 11 sandukası bulunmaktadır. Cami çevresinde de ünlü kişilerin türbe ve gömütleri vardır.

OSMAN AĞA CAMİSi : Kadıköy’de Söğütlü Çeşme Caddesi’ndedir. Osman Ağa’nın 1713′te yaptırdığı camiyi, 1813′te II. Mahmud onanmıştır. Kapı üstünde 1880 onarımına ilişkin yazıtı vardır. Üç dizi tuğla, bir dizi taş düzenindedir. Sağda tek şerefeli minare bulunmaktadır. Son cemaat yerinin sütunları ahşaptır. Önünde 1713 tarihli çeşme yer alır.

AYAZMA CAMİSİ: Üsküdar’dadır. III. Mustafa, 1760′ta mimar Mehmed Tahir Ağa’ya yaptırmıştır. 1964′te onarılmıştır. Barok üslupta, merkezi tek kubbeli bir yapıdır. Son cemaat yeri 8 sütuna oturan 3 kubbeyle örtülüdür. Sol kapı üstündeki 1760 tarihli talik yazılı yazıt, Hattat Veliyüddin’ indir. Mihrap, al somakiden, oymalı minber, renkli mermerdendir. Doğudaki hünkâr mahfilinin duvarları İtalyan çinileriyle kaplıdır. Cami içindeki yazılar, Hattat Seyyid Mustafa’nındır. Haziresinde birçok gömüt bulunmaktadır. Sol köşedeki çeşme Şair Zihni’nin yazıtıyla süslüdür.

İSKELE CAMİSİ: Kadıköy İskelesi yakınındadır. 1761′de III.Mustafa’nın yaptırdığı camiyi, 1859′daAbdülmecid onanmıştır. 1975′te yeni bir onarım geçirmiştir. Taştan, tek kubbeli bir yapıdır. Kapısında tuğralı, 1859 tarihli onarım yazıtı vardır. Tek şerefeli minaresi kesme taştır.

LALELİ CAMİSİ: Aksaray yakınında, Ordu Caddesi’ndedir. 1759-1763/1764′te III.Mustafa yaptırmıştır. Mimarı Mehmed Tahir Ağa’dır. Barok üslupta, yoğun bezemeli bir yapıdır. Üç kapılı iç avlu, 14 sütuna oturan 18 kubbeyle örtülü revakla çevrilidir. Ortada 8 sütunlu şadırvan vardır. Kare mekânı örten orta kubbe, 6 yarım kubbeyle desteklenmiştir. Mihrap ve minber somaki mermerdir. Sağ ve solda tek şerefeli iki minare bulunmaktadır. Caminin dış avlu kapısı, yol açılırken geriye alınmış, yapının alt katı çarşıya dönüştürülmüştür.Yanındaki Laleli Türbesi, Barok üslupta bir yapıdır. İçi XVI. yy çinileriyle süslüdür. Altı köşeli, kubbeli yapının içinde III. Mustafa ile III. Selim’in sandukaları yanında 4 sanduka daha bulunmaktadır. Bezemeli kubbe içi ayetlerle çevrelenmiştir, duvarda III. Selim’in dizeleri yazılıdır.

ZEYNEP SULTAN CAMİSİ: Gülhane Parkı’nın karşısındadır. 1769′da III. Ah-med’in kızı Zeynep Sultan yaptırmıştır. Klasik üsluptaki yapının mimarı, Mehmed Tahir Ağa’dır. Ana mekân duvarlara oturan tek kubbe, son cemaat yeri beş kubbeyle örtülüdür. Haziresinde Zeynep Sultan, Alemdar Mustafa Paşa ve dönemin önde gelen kişileri gömülüdür. Avlu kapısı yanında I. Abdülhamid sebili vardır.

BEYLERBEYİ CAMİSİ: I.Abdülhamid, 1778′de Mimar Tahir Ağa’ya yaptırmıştır.Baroküslupta,kesme taştan tek kubbeli bir yapıdır. Talik yazılı üç yazıtı vardır. 1968′de minaresi, son cemaat yeri onarılmıştır. Maun ağacı minberi, fildişi kakmalıdır. Cami yanındaki çeşmeyi 1811′de II. Mahmud yaptırmıştır.

EMİRGAN CAMİSİ: Boğaziçi’nde, Emirgan kesimindedir. 1782′de I.Abdülhamid yaptırmış, 1838′de II.Mahmud onanmıştır. Kesme taştan, tek minareli, kiremit örtülü bir yapıdır. Caminin bitişiğinde Hünkâr Dairesi, karşısında 1783′te yaptırılmış Emirgan Çeşmesi bulunmaktadır. Köşedeki muvakkithaneyi 1844′t e Abdülmecid yaptırmıştır.

ŞEBSAFA HATUN CAMİSİ: Zeyrek’ te, Atatürk Bulvan’ndadır. Barok üslupta yapıyı 1787′de Şebsafa Hatun yaptırmıştır. Ana mekânı örten orta kubbe, köşelerde küçük kubbelerle desteklenmiştir. Caminin arkasındaki hazirede Şebsafa Hatun’un gömütü yanında, birkaç gömüt daha vardır.

SELİMİYE CAMİSİ: Selimiye’de, Selimiye Kışlası’nın karşısındadır. 18O4′te III. Selim’in yaptırdığını belirten yazıtı talik yazılıdır. Klâsik Osmanlı camileri planında, zengin süslemeü bir yapıdır. Kare planlı ana mekânı örten büyük kubbe, köşelerde küçük kulelerle desteklenmiştir. Son cemaat yeri altı mermer sütuna oturan beş kubbeyle örtülüdür. Yanlarda iki katlı hünkâr köşkleri bulunmaktadır*. İkişer şerefeli, iki minaresi vardır. Mihrap ve minber somaki mermerdir. Yapı mermer ve ahşap işçilik yönünden zengindir.

NUSRETİYE CAMİSİ: Tophane’dedir. II. Mahmud 1825-1826′da Mimar Kirkor Balyan’a yaptırmıştır. Yapı, Barok’tan Ampir üsluba geçişin ilk örneklerindendir. Bu yüzden iki üslubun da özelliklerini taşımaktadır. Yüksek bir su basman üstünde, kare planlı, tek kubbeli bir yapıdır. Dıştan, kubbenin köşelerine Barok üslupta kuleler yerleştirilmiştir. Ampir üslupta bezemelerle süslü mihrap,oldukça küçüktür.Son cemaat yerini dört köşe mermer sütunlara oturan üç kubbe örter. İki ince minare ikişer şerefeli ve yivlidir. Cami dışındaki iki sebil ve şadırvan Türk mimarisinin özgün örnekleridir.

HIRKAl ŞERİF CAMİSİ: Atikali’de, yüksek set üstündedir. 185O’de Abdülmecid yaptırmıştır. Mihrap önündeki kubbeli bölümde, Muhammed’in Veysel Karani’ye verdiği hırkası korunmaktadır. Kesme taştan, sekiz köşeli yapı, pencereli bir kubbeyle örtülüdür. Mihrap ve minber al somaki mermerdir.

DOLMABAHÇE CAMİSİ: Dolmabah-çe’de, saat kulesinin karşısındadır. Bezmi-âlem Sultan 1853′te Karabet Balyan’a yaptırmıştır. Planından çok, aşırı süslemesiyle ilgi çekmektedir. Barok üsluptadır. Ön yüzünde hünkâr kasrı, sağ ve solunda iki ince gövdeli minare vardır. Dıştan, kubbenin köşelerinde dört işlemeli kulecik bulunur. Duvarlar ve şerefeler, kabanma süslemelidir. Mihrap ve minber al somaki mermerdir.

ORTAKÖY CAMİSİ: Ortaköy İskelesi yanındadır. Abdülmecid 1853′te Mimar Karabet Balyan’a yaptırmıştır. 1960-1972′de onarılmıştır. Tek kubbeli, iki ince minareli, Barok üslupta bir yapıdır. Duvarları ak kesme taş, mihrap mozaik ve mermer, minberi somaki mermerdir.

TEŞVİKİYE CAMİSİ: Teşvikiye semtinde, cadde üstündedir. 1855′te Abdülmecid yaptırmıştır. Giriş dört sütunludur, tavan renkli nakışlarla süslüdür. Ana mekânı örten büyük kubbenin köşelerine küçük kubbeler yerleştirilmiştir. Avlu kapısıyla cami kapısı arasında iki sütun bulunmaktadır. Bunlardan biri 1791′de III. Selim için, öbürüyse 1811′de II. Mahmud için diktirilmiş , menzil taşı anıtlarıdır.

ALTUNİZADE CAMİSİ: Bağlarbaşı’ yla Kısıklı arasındadır. 1865′te ilk Ayan Meclisi üyelerinden İsmail Zühtü Paşa yaptırmıştır. Taştan, tek kubbeli,Barok üslupta bir yapıdır. Önünde kapalı son cemaat yeri, sağında tek şerefeli minare vardır. Avlu kapısıyla, mihrap duvarında Hattat Mehmed Rasim’in 1865 tarihli yazıtları yer alır.

VALİDE SULTAN CAMİSİ: Aksaray Meydanı’nda, dört yol kavşağındadır. Ab-dülaziz, 1871′de annesi Pertevniyal Valide Sultan için yaptırmıştır. Miman, İtalyan Montani’dir. Rokoko üslubunda, çok süsle-meli bir yapıdır. Duvarlar içten ve dıştan yazı ve çeşitli motiflerle bezenmiş mermer kaplıdır. Kare planlı ana mekân yüksek kasnağa oturan, 16 pencereli kubbeyle örtülüdür. Yanlarda tek-şerefeli iki minare bulunmaktadır. Girişin üstündeki çok süsleme-li hünkâr mahfili, tiyatro locasını andırmaktadır. Avlu kapısı yanındaki mermer çeşme de ince işlemelidir. Avluda Valide Sultan’in türbesi bulunmaktadır.

ZÜHTÜ PAŞA CAMİSİ: Kadıköy, Kı-zıltoprak’tadır. 1884′te Ahmed Zühtü Paşa yaptırmıştır. Taş yapıya basamaklarla çıkılmaktadır. Son cemaat yeri kapalıdır. Sağda tek şerefeli, kısa, kaim minare vardır. Camiyle cadde arasındaki hazirede Zühtü Paşa ve yakınları gömülüdür.

YILDIZ (HAMİDlYE) CAMİSİ: Beşiktaş’ta Yıldız Sarayı önündedir. 1885-1886′da II. Abdülhamid yaptırmıştır. Planını ve süslemelerinin bir bölümünü de kendisinin yaptığı söylenir. Belirli bir mimari üslubu yoktur. Dört kalın sütuna oturan pencereli kubbenin saçakları, oyma yıldızlarla çevrilidir. Kubbe içi de yıldızlarla süslü olup, kasnak kufi yazılıdır. Duvarlarda abanozdan sedef kakmalı yazıtlar vardır. Ana kapı, zafer anıtı biçimindedir.

BEBEK CAMİSİ: Bebek İskelesi’nin yanındadır. 1912′de Mimar Kemalettin yapmıştır. Neo-Klasik (Birinci Ulusal Mimari) akımı içinde değerlendirilen yapılardandır. Tuğla yapıyı sekiz köşeli kasnağa oturan büyük kubbe örter, kubbe yanlarda 4 yarım kubbeyle desteklenmiştir. Son cemaat yeri 4 kalın sütuna oturan üç kubbeyle örtülüdür. Mihrap yazısı, Hattat Hüseyin Macit Ayral’ mdır.Mimar Kemalettin’in 1912′de yaptığı Bostancı Camisi de Neo-Klasik üslubun seçkin örneklerindendir.

Tags: , ,



Yorum Yaz